© Arabuluculuk Lexis  Tel:0(212) 232-2234 Maslak-İstanbul

UZMAN ARABULUCU VE BİLİNÇLİ TARAF VEKİLLERİ İŞ BİRLİĞİNE DAYANAN ARABULUCULUK


Türkiye’de 2013 yılında 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile yasalarımızda yer alan arabuluculuk sistemi hızla gelişmektedir. Bu kapsamda 7155 Sayılı Kanun uyarınca “dava şartı” olarak uygulanan arabuluculuk, işçi ve işveren uyuşmazlıkları bakımından olduğu gibi; alacak ve tazminata ilişkin ticari uyuşmazlıklar bakımında da zorunlu hale gelerek hukuk sistemimize girmiştir. Dolayısıyla zorunlu arabuluculuk sürecinde ki tüm bu gelişmeler yalnızca arabulucu/hukukçuların rolünü değil arabuluculuk sürecinden yararlananları ve bu sürecin bir parçası olarak hareket eden taraf vekillerini de aynı oranda etkilemektedir.


Ülkemizde henüz yeni bir kurum olan arabuluculuk ekonomik, sosyal ve hukuki anlamda ki yeniliğinin yanı sıra uygulamada ise birtakım sorunları beraberinde getirmektedir. Bu bakımdan arabulucuya yüklenen nitelik, görev ve yükümlülükleri anlayarak uygulamaya geçirmek hukukçu arabulucunun esnek ve çok yönlü bakış açısına muhtaç olduğu gibi uygulamaya geçildiğinde bu bile yeterli gelmemektedir. Nitekim hukukçu arabulucular dahi alanında ehil olmalı ve uyuşmazlık konularına göre görevlendirilmelidir.


Bununla birlikte arabuluculuk kurumuna ilişkin yasal düzenlemeler her ne kadar ağırlıklı olarak arabulucu üzerinden yapılan nitelendirme ve tanımlara dayanmış olsa da uygulamada ki başarıyı belirleyen ve etkileyen bir diğer önemli faktör taraf vekillerine yüklenen rollerdir. Öyle ki uyuşmazlık alanında deneyim sahibi hatta uzman bir hukukçu arabulucu, uygulamada nasıl daha olumlu sonuçlar alarak başarı oranını yükseltiyorsa yine alanında uzman taraf vekilleri tarafından verilen hukuki desteğinde başarıyı o ölçüde arttırdığı yadsınamaz bir gerçektir.

Bu bakımdan gerek tarafların, arabulucunun süreci yönetmekte ki yeterliliğini görüp güven ile müzakere sürecini anlaşarak sonuçlandırabilmesi gerekse arabulucunun hukuki uyuşmazlık konusunda ki hakimiyeti, bilgisi ve uzmanlığı ile en sağlıklı alternatif çözüm yolu önerebilmesi, alanında uzmanlaşan hukukçu arabulucudan geçmektedir.


Bir örnek vermek gerekir ise; Hekim uygulamalarından kaynaklı olarak açılacak tıbbi malpraktis davalarına ilişkin başvurulacak arabuluculuk sürecinde görevlendirilecek Sağlık Hukuku alanında uzman arabulucunun süreci daha verimli yöneteceği aşikardır.


Sonuç olarak; Türk hukuk sisteminde ihtiyari olarak başlayıp zorunlu olarak devam eden arabuluculuk; şimdilik işçi-işveren uyuşmazlıkları ile alacak ve tazminata ilişkin ticari uyuşmazlıklarda uygulanmakta ise de yakın gelecekte diğer uyuşmazlık alanlarında da karşımıza çıkacağını öngörmek hatalı olmayacaktır. Bu öngörüden yola çıkarak yeni ve hızla gelişmekte olan arabuluculuk kurumu, izah etmeye çalıştığımız uygulamada ki sorun ve eksikliklere kalıcı ve nitelikli çözüm arayışındadır. Bu arayış, alanında uzman hukukçu arabulucuların sayısının artması, uzmanlık alanlarına göre yetkilendirme ve müvekkilinin menfaatini gözeten taraf vekillerinin desteği ile çözüme kavuşacağı inancındayız.


Av. Berna Burcu Başyurt

21 görüntüleme