SİGORTA HUKUKUNDAN KAYNAKLANAN UYUŞMAZLIKLARDA DAVA ŞARTI ARABULUCULUĞUN YERİ


Dava şartı arabuluculuğun hukuk hayatına girmesiyle birlikte pek çok bilgi kirliliği ve tartışma da ortaya çıkmıştır. Bu tartışmalar kapsamında sigorta hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklar şüphesiz en geniş alanı oluşturmaktadır. Peki sigorta hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda arabuluculuk dava şartı mıdır?

Bu sorunun çözümü adına öncelikle arabuluculuk kanunu kapsamına bakılması gerekmektedir. Arabuluculuk Kanunu’nun 1. maddesi “Bu Kanun, yabancılık unsuru taşıyanlar da dâhil olmak üzere, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarının çözümlenmesinde uygulanır. Şu kadar ki, aile içi şiddet iddiasını içeren uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli değildir.” şeklinde hükümle kanunun kapsamını belirlemiştir. Açıktır ki; uyuşmazlık hususunda tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilmeleri gerekmekte ve bu iş veya işlemler özel hukuk uyuşmazlığı kapsamına girmelidir.

Uyuşmazlığın bu iki kıstası beraber taşıdığının tespiti akabinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamına 06.12.2018 tarihli değişiklik ile eklenen 5/A maddesi kapsamına dahil olup olmadığı irdelenmesi gereken diğer bir husustur.

TTK.m.5/A; “Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” şeklinde hükümle birlikte ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline gelmiştir. Kanun lafzından da açıkça anlaşılacağı üzere; ticari davalar kapsam dahiline alınmıştır.

Peki ticari dava kapsamına neler girmektedir?

Ticari nitelikte yargı işleri; mutlak nitelikte ve nispi nitelikte yargı işleri olmak üzere iki ayrı grupta ele alınabilir. Mutlak ticari nitelikte yargı işlerinde, tarafların tacir olup olmadığı veya bir ticari işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaz. Bunlar Ticaret Kanunu ve diğer özel kanunlar uyarınca tahdidi olarak sayılmıştır. Nispi nitelikte yargı işlerinde ise, ticari nitelikte sayılmaları ve bir ticari işletme ile ilgili olmaları şartı getirilmiştir.

Mutlak nitelikte yargı işleri TTK.m.4 hükmü kapsamında sayılmakta olup, sigorta hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda bu madde hükmü uyarınca kapsam dahilinde bulunmaktadır.

Bu itibarla uyuşmazlığın taraflarının tacir olup olmadığına ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın sigorta hukukundan kaynaklanan tüm uyuşmazlıklar, TTK.m.4/1-a hükmü atfıyla Türk Ticaret Kanunun 1401-1535 maddeleri aralığında düzenlenme alanı bulduğundan dava şartı arabuluculuğa tabi olacaktır.

Sigorta hukukundan kaynaklanan uyuşmazlık kaynaklarına örnek olarak; Mesleki Mesuliyet Poliçesinden Kaynaklanan Uyuşmazlıklar, Kasko Poliçesinden Kaynaklanan Uyuşmazlıklar, Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesinden Kaynaklanan Uyuşmazlıklar verilebilir. Uyuşmazlıklara verilecek örneklere ise; sigorta şirketinin taraf olması kaydıyla; trafik kazasından kaynaklanan bedeni ve maddi hasar talepleri, hekimin tıbbi müdahalelerinden kaynaklandığı iddia edilen zarar talepleri, sigortalı konutta veya iş yerinde meydana gelen zarar talepleri, sigorta şirketinin rücu’ en tazminat talepleri girmektedir.

Hazırlayan: Av. Fatma Çağla KARAYİĞİT


38 görüntüleme

© Arabuluculuk Lexis  Tel:0(212) 232-2234 Maslak-İstanbul