ARABULUCULUK SÜRECİNDE GİZLİLİK

En son güncellendiği tarih: 19 Haz 2019

Arabuluculuk süreci, tarafların aralarındaki hukuki uyuşmazlığı dava ikame etmeden dostane bir biçimde çözüme ulaştırma gayesiyle yürütülen, kanunda arabuluculuğun dava şartı olarak düzenlendiği bazı zorunlu arabuluculuk durumları dışında ihtiyari olan bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir.


Birçok alanda arabuluculuğa başvurulması mümkündür. Örneğin, sağlık hukuku, ihtiyari arabuluculuğun taraflar için ciddi yarar sağladığı alanlardan biridir. Tıbbi uygulama hatası (doktor hatası) (tıbbi malpraktis) kaynaklı, hasta-hastane, hasta-doktor ve hasta-doktor-hastane arasında meydana gelen uyuşmazlıklarda; dava sürecinin yürütülmesine gerek kalmaksızın, ihtilaf, arabuluculuk yoluyla çözüme kavuşturulabilmektedir.


Ancak, arabuluculuk sürecinin kanunlara ve tarafların menfaatlerine uygun olarak yürütülebilmesi için uyulması gereken bazı ilkeler vardır. Bunların en önemlilerinden biri de gizlilik ilkesidir. Arabuluculuk taraflarının uyuşmazlık konusu somut olaya ilişkin olarak ellerinde bulundurdukları bilgi, belge ve deliller; taraflar için önemi haiz birçok bilgi ve kişisel veri taşımaktadır. Hatta, sağlık hukuku ve sigorta hukuku gibi bazı branşlarda, sağlık verisi, genetik veri ve biyometrik veri gibi özel nitelikli kişisel verilerin arabuluculuk sürecinde ortaya konulması ihtimal dahilinde olmaktadır. Özellikle bu durumlarda, arabuluculuk sürecinde ortaya konulan bilgi, belge, delil ve verilerin korunması ve tarafların zarar görmesinin engellenmesi amacıyla, arabuluculuk sürecinin gizlilikle yürütülmesi gerekmektedir.


Arabuluculuk sürecinin gizli yürütülmesi gerektiği, arabuluculuk mevzuatıyla da hüküm altına alınmıştır. Arabuluculuğa ilişkin temel düzenleme olan 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun (‘Arabuluculuk Kanunu’) 4. maddesi uyarınca, ‘Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça arabulucu, arabuluculuk faaliyeti çerçevesinde kendisine sunulan veya diğer bir şekilde elde ettiği bilgi ve belgeler ile diğer kayıtları gizli tutmakla yükümlüdür.’. Hukuk Uyuşmazlığında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin (‘Yönetmelik’) 6. maddesinin ilk fıkrasında ve Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Arabuluculuk Daire Başkanlığı tarafından hazırlanmış olan Arabuluculuk Etik Kuralları’nın (‘Etik Kuralları’) 6. maddesinin ilk fıkrasında da aynı düzenleme yapılmıştır.


Arabuluculuk Kanunu’nun 4. maddesinin 2. fıkrasında, aksi kararlaştırılmadıkça, tarafların ve görüşmelere katılan diğer kişilerin de gizlilik ilkesine uymaları gerektiği düzenlenmiştir. Yönetmelik’in 6. maddesinin 2. fıkrası daha geniş bir kapsam öngörmüş; aksi kararlaştırılmadığı müddetçe, taraflar, tarafların kanuni temsilcileri, avukatları ve arabuluculuk görüşmelerine katılan diğer kişilerin de bu konudaki gizliliğe uymak zorunda olduğunu düzenlemiştir. Hatta aynı maddenin 3. fıkrasında, arabulucunun yanında çalışan kişilerin, denetim ve gözetimi altında ilgili mevzuat çerçevesinde staj yapanların ve Adalet Bakanlığı ve Arabuluculuk Kurulu görevlilerinin de gizlilik kuralına uyma yükümlülüğü bulunduğu açıkça hüküm altına alınarak kapsam daha da genişletilmiştir.


Etik Kuralları’nın 6. maddesinin 2. fıkrasında, arabulucunun, arabuluculuk sürecine katılmayan üçüncü kişilere, tarafların arabuluculuk sürecinde nasıl davrandıklarına ilişkin olarak bilgi vermemesi gerektiği düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye paralel olarak, müteakip fıkrada, arabuluculuk sürecinde arabulucunun taraflardan bir tanesiyle özel oturumda bir araya gelmesi durumunda, arabulucunun bu özel oturumda edindiği hiçbir bilgiyi, bilgiyi verenin rızası olmadan, doğrudan veya dolaylı olarak diğer tarafa aktarmaması gerektiği de belirtilmiştir. Taraflara ve üçüncü kişilere karşı gizliliğin düzenlenmesine ek olarak, aynı maddenin 4. fıkrasında, eğitim veya araştırma amacıyla bir arabuluculuk sürecine katılım sağlayan arabulucuların, tarafların gizliliğe ilişkin haklı beklentileriyle uyum içerisinde davranış göstermesi gerektiği kanunlaştırılmış; ‘kimlik bilgileri de dahil olmak üzere’ ibaresi kullanılarak, arabulucunun gizli tutması gereken bilgilerin kapsamına ilişkin bir düzenleme yapılmıştır.


Yönetmelik’in 6. maddesinin 4. fıkrası, gizlilik ilkesine uymanın ne kadar önemli olduğunu ortaya koyan bir düzenlemedir. Bu düzenleme uyarınca, gizlilik kuralına aykırı hareket eden arabulucuların hukuki ve cezai sorumluluğu saklıdır ve sicilden silinmelerine karar verilebilir. Bu madde vasıtasıyla, kanun koyucu, gizlilik ilkesine itaat etmemeyi, arabulucunun arabuluculuk sıfatını elinden almak gibi oldukça ciddi bir yaptırımla cezalandırma ihtimalini mümkün kılmıştır.


Sonuç olarak, gizlilik ilkesinin arabuluculuğun önemli bir parçası olduğu ve tarafların arabuluculuk sürecini sürdürürken sürecin gizli kalması beklentisi içerisinde oldukları söylenebilir. Kanun koyucu da, tarafların, arabuluculuk sürecinde paylaşılan bilgi ve belgelerin ve arabuluculuk sürecinin kendisinin gizlilikle yürütülmesine büyük önem atfetmiş; arabuluculuğa ilişkin temel kanun ve yönetmelik ile arabuluculuğa ilişkin etik kurallarında gizliliğe ilişkin düzenlemelere yer vermiştir.


Av. Benay ÇAYLAK

© Arabuluculuk Lexis  Tel:0(212) 232-2234 Maslak-İstanbul